Yükleniyor

Erhan Güleryüz

Erhan Güleryüz
Erhan Güleryüz
İstanbul Büyükçekmece’de doğdu ve çocukluğunu burada geçirdi. Müziğe ortaokul yıllarında davul çalarak başladı. Lise yıllarında besteler yapmaya başladı. Büyükçekmece Lisesi’ni bitirdikten sonra, henüz 16 yaşındayken İzmir Dokuz Eylül Üniversite’sinin İşletme bölümünü kazandı. Üniversitede kurduğu çeşitli müzik gruplarıyla konserler verdi. Üniversiteden mezun olduktan sonra bir süre özel bir şirkette çalıştı. Erhan Güleryüz, solist olarak ilk albümü “Güller Açtı”yı 1992 yılında çıkardı. 1996 yılında “Garibim” adlı ikinci solo albümünü çıkardı. Erhan Güleryüz, üniversiteden arkadaşlarıyla kurduğu Grup Ayna’nın ilk albümünün stüdyo masraflarını, Garibim albümünün gelirleriyle karşıladı. 1996’nın son günlerinde “Gittiğin Yağmurla Gel” adlı albümlerini çıkardılar. Grup çıkardığı ilk albümle Türkiye’nin dört bir yanında konserler vermeye başladı. 1998’de çıkardıkları “Dön Bak Ayna’ya” adlı ikinci albümlerini “Şarkılar ve Türküler” (1999), “Çayımın Şekeri” (2000), “Bostancı Durağı” (2002), “Denizden Geliyoruz” (2004), “AYNA Buğu-Su” (2005), “Nefes” (2006), “Asmalımescit” (2010) ve “Mavi Şarkılar” (2011) adlı albümleri takip etti. Grup Ayna ayrıca 2002 yılında Barış Manço’nun anısına yapılan saygı albümü “Yüreğimdeki Barış Şarkıları”nda “Aynalı Kemer”şarkısını seslendirdi. 2006-2007 yılları boyunca Birleşmiş Milletler Mülteciler Örgütü’yle(UNHCR) beraber yardım konserleri verdi,Kiremit Uçuran Şiir kitabının İngilizce yeniden basımının gelirlerinin tamamını UNHCR vasıtası ile savaş mağduru mültecilere bağışladı. 2013 yılındaki “Ölsem De Kurtulsam” single çalışmalarından sonra Haziran 2015’te Erhan Güleryüz’e ait “Sevmek” adlı single larını çıkardılar. Erhan Güleryüz, bir yandan Grup Ayna’yla çalışırken 2000 yılında ilk kitabı “Kiremit Uçuran”ı yayımladı. 2004 yılında çıkardığı “Doğumgünü” adlı solo albümünü 2005’te “Kayıkhane Durgunu” ve 2010’da “Pera’da Yağmur” adlı şiir kitapları takip etti. 2002 yılında kurduğu Rüzgar Yapım’la beraber birçok sanatçının prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü üstlendi. Erhan Güleryüz ayrıca 2007 yılında özel bir Radyo’da “Ayna” adındaki programda radyo sunuculuğu yaptı. Bu sırada TRT’nin birçok kanalında konser ve söyleşi formunda yayımlanan “Ayna’dan Yansıyanlar” adlı televizyon programını ve TRT FM’de “Söz-Müzik: Erhan Güleryüz” adlı kendi hazırladığı edebiyat ve müzik ağırlıklı radyo programını sundu. Birçok sinema, dizi, belgesel ve reklam müziği hazırlayan Erhan Güleryüz bunun dışında bir çok radyo ve televizyonun kurumsal müzikleri ve program müziklerine de imza attı. Erhan Güleryüz, müzik çalışmaları ve konserlerden arta kalan vakitte, sanatın şiir, resim, film ve edebiyat dallarıyla ilgileniyor. Söz yazarken ki ilhamını bu alanlardan ve yollardan alıyor. Erhan Güleryüz’ün vokalliğini üstlendiği Ayna grubu ile 20 yıldır birlikte konserlere devam ediyor. Şimdiye kadar bestelediği 360 kayıtlı şarkıyı birçok müzisyen seslendirdi. Nilüfer,Mustafa Sandal,Zuhal Olcay,Burcu Güneş,Serdar Ortaç,Özcan Deniz,Hakan Peker, Linet,Bülent Ersoy,Zafer Peker,Yılmaz Morgül,Adnan Şenses,Zafer Peker, ve birçok müzisyen örnek gösterilebilir. Ayna Grubu ile 20 yıldır Türkiye ve tüm dünyada 2600 ün üzerinde konserle köy, kasaba, şehir dolaşmaya devam ediyorlar. Grup şimdiye kadar sayısız defa ‘en iyi Grup’ ödülü nün sahibi oldu. 2016’da grubun 20. Yıl albümü çalışmaları tamamlandı. Albümde grubun sevilen 20 şarkısı yeniden kaydedildi. Erhan Güleryüz Ayna grubundan bağımsız olarak 2010 yılında Klasik Türk Sanat müziğinin tarihi eserlerini ve bestecilerini anmak için modern formda bir çalışma yaptı, Itri, Hacı Arif Bey, Dede Efendi gibi bir çok büyük üstadın eserlerini yorumladı. 2013 yılında başladığı “İÇİMDE AKAN NEHİR” adlı sinema filmi Londra BAFTA da galasının ardından 2015 de vizyona girdi. Senaryosunu, yönetmenliğini, müziğini, oyunculuğunu ve prodüksiyonunu kendi üstlendiği filmde hazırladığı senfonik eseri “Budapeşte Senfoni Orkestrası” ile kaydetti. Kardeş Azerbaycan’ın 1990-1992 yılları arasında Dağlık Karabağ’da yaşadığı büyük katliamı ve acıları bir aşk hikayesi eşliğinde anlatan sinema filmi dünyadan ve izleyiciden büyük ilgi gördü. Erol Olçak ile tanıştıktan sonra 7 haziran ve 1 Kasım seçim çalışmalarında Arter Ajans içindeki ekipte görev aldı. Seçim çalışmalarında yazdığı ve seslendirdiği slogan ve şarkılar geleceğin Türkiye’si için önemli bir itici güç oldu. EURO 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası için ‘Milli Takım Marşı’ yazdı. Marş milyonlarca taraftarın beğenisini aldı. Çanakkale zaferinin 100.yılı için bestelediği “1915 ÇANAKKALE SENFONİSİ” Kültür Bakanlığı himayesinde, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkalığı desteği ile İstanbul Devlet Senfoni Orkestrasıyla kayıt edildi. 15 Temmuz 2016 da yaşanan Darbe kalkışmasında ülkenin yaşadığı büyük ihanetten çok etkilendi. Erol Olçak ve 16 yaşındaki oğlu Abdullah Tayyip Olçak’ın şehit olmaları üzerine yazdığı ‘Türkiye için’ ağıtında tüm şehitlerin unutulmaz halk kahramanları olduğunu anlattı. Büyük Yenikapı Mitingi için Kültür bakanlığı Müsteşar Yrd. Nihat Gül ve Kültür Bakanlığı Müşaviri İbrahim Sarıtaş tarafından yazılan ‘Millet Marşı-Haydi Türkiyem” şiirini besteledi ve seslendirdi. Eser bütün Türkiye’de şehir ,kasaba ve köylerde Demokrasi mitinglerinde ve Yenikapı birlik mitinginde milyonlarca demokrasi nöbetçisi ile bir ağızdan söylendi. Eser Türkiye’nin Birlik ve Beraberliğinin sembolü oldu. Kültür Bakanlığı Müsteşar yardımcısı Nihat Gül ve Kültür Bakanlığı Müşaviri İbrahim Sarıtaş’ın teşvikleriyle 15 Temmuz Darbe kalkışmasının acılarını ve yüzlerce yıl memleketi için gözünü kırpmadan Şehit olmuş vatansever halkımızı anlatan “DEMOKRASİ SEVDASI”adlı senfonik eseri besteledi.